Ana Sayfa Çene Cerrahisi 23 Eylül 2017 74 Görüntüleme

Çene Ekleminin Çalışması

Eklemler, iskelet sisteminin en değerli parçasını oluşturan, kemiklerin birbirine bağlanmasıyla hareket yeteneğini oluşturan yapılardır

Yapılarında; eklem diski, eklem kapsülü,  kaslar ve çeşitli lifler bulundururlar. İnsan anatomisinin en benzersiz eklemlerinden biri çene eklemidir.

Temporamandibular eklem olarak adlandırılan bu eklem,  kafa kemiklerinin oluşturduğu eklem çukurcuğu ve alt çene kemiği (kondil) arasındaki eklemleşme ile oluşan yapıdır. Eklem çevresi kaslar ve bağlar ile sarılıdır. Bu nedenle bu kaslarda veya bağlarda meydana gelen sorunlar doğrudan çene eklemini etkileyebilir. Çene ekleminin; çeneye hareket kazandırma, gıdaları öğütebilme, diksiyona yardımcı olma, orta kulak basıncının düşürülmesi gibi birçok önemli vazifeleri vardır. Çene eklemini karmaşık kılan onun yapısı ve çalışma şeklidir.

Çene eklemi, birbiriyle aynı anda çalışmak zorunda olan 2 ayrı eklemden oluşur. Bu eklemler kesinlikle aynı anda ve uyum içinde çalışmak zorundadır.  Vücudumuzda bulunan eklemler genelde 2 boyutlu olarak hareket ederken çene eklemi  sağa sola, aşağı yukarı olmak üzere 3 boyutlu hareket eder.  Ağız açılırken, alt çene kemiği önce dönme hareketi yapar, daha sonra öne doğru kaymaya başlar. Çene eklemi sürekli hareket halindedir.( çiğneme, konuşma, nefes alma, esneme vb.) Alt çenenin çalışma sistemi boyun ve çene kaslarının ortak hareketi ile oluşur. Bu eklem günde ortalama olarak 1500-2000 defa kullanılır.

Çene Bozuklukları

Çene, yapısında barındırdığı eklemler ile vücudumuzun yapısal olarak en karmaşık ve en çalışkan sistemini oluşturur.  Ağız ve diş sorunlarıyla da bağlantılı olarak, çenede meydana gelen ufak çaplı bir sorun bile büyük sorunlara yol açıp cerrahi müdahaleye kadar gidebilir. Doğuştan veya sonradan meydana gelen çene bozuklukları çeşitlilik gösterip, tedavisi mümkündür.

Çene bozukluklarında en sık g

rülen sorunlar; alt çene ve üst çenenin konumsal bozukluğu yani; alt çenenin, üst çeneye göre daha önde veya geride olması, alt çene ve üst çenenin gelişimlerinin birbirlerine oranla farklı olması, dişlerin kapanışı sırasında, alt ve üst dişlerin birbirlerine temas etmeyerek açıklık oluşturması, çene ucunun normal boyutlarından daha farklı olarak küçük veya büyük olmasıdır.

Bu sorunlar çene cerrahisi ve ortognatik cerrahi operasyonları ile tedavi edilebilmek birlikte, yapılan ameliyatlarla kişilerin çiğneme, yutma, ısırma sorunları ve konuşmakta çektikleri güçlükler, çene eklemi hastalıkları, kapanış bozuklukları ve estetik görünüş normale dönebiliyor. Çene bozukluğu yaşayan kişilerin, çene bozukluklarını fark edip bir hekime başvurması ve hekimin uygun tedavi yöntemini seçmesiyle birlikte sabır gerektiren bir süreç başlıyor.



Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?